17 Şubat 2012 Cuma

4.

bir hikaye yazmakla başladı hikayemiz
sayfalardan taşacak kadar yaşamamıştık hayatı
yüzümüzde günün sıkkınlığı
umudumuz
hani geceleri yastık yapıp başımızı koyduğumuz
bir kadın sevdik uzakta bir yerde
sadece bir kereliğine görebilirdik ancak yüzünü
uzaktaydı, aşık olmak yasaldı
bütün gece çağırdık yanımıza gelmedi
-uzaktaydı-
geceleri bağırmak ne korkunçtur bilemezsiniz
-yalnız değilseniz bilemezsiniz-
bir üzerinden geçerken yıkılan bir köprüydü hayat
ne kadar küfür biliyorsak o kadar sövüyorduk
içimizdeki ses konuşuyordu; yaşamalıyız, ölmemeliyiz, daha çekilecek acılar var, bir şey ummuyoruz hayattan. anlayın bizi...anlamayın bizi, görmeyin ve sırt çevirin. öyle acayip bakmayın. ölüp gideceğiz işte. sizin gibiyiz aslında. aslında bir yandan da sizden çok farklıyız. biz size anlatamadığımız için farklıyız. siz konuşmaya ne kadar heveslisiniz öyle. dikkat edin bir şey kalmayabilir size...evet biz benciliz. öyle ya benciliz. herşeyi kendimize saklıyoruz. biz kendimize verdiğimizden değerden ötürü kimseye açılmıyoruz. ancak alabildiğine geniş bir arazide gündüz vakti bağırabiliriz ama  duyamazsınız siz. etrafımızı gözlüyoruz. dünyadaki biricik amacımız gizli kalmak. ama bunu da söyleyemiyoruz söylersek herşeyi anlatmış olmaz mıyız?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder