günler birbirini kovalıyor
yetişemiyorum
tutamıyorum zamanı
tutmak istiyor muyum bilmem
sürükleniyorum sanki
büyüyerek mi bilmem
ufalanarak mı bilmem
nereye gidiyorum?
ne yapıyorum?
söyleyin bana
ben kendimi mahvetmeden
tutun...
tutmayın beni
bırakın beni
birinin hikayesi gibi. asla bilemeyeceğim birinin hikayesi. zamanının hikayesi. hikayesinin zamanı. uçurumun aşağısını merak eden birinin hikayesi bu şiir. bu şiir onun gibi birinin hikayesi.
5 Ocak 2012 Perşembe
3 Ocak 2012 Salı
2.
'iyi bir bakıma iç karartıcıdır' -Franz Kafka
![]() |
bir yaşlı bindi otobüse. aslında yaşlı sayılmazdı; orta yaşlarda bir hanım binmişti. çocuk yer verdi. bunu yaparken çok istekli görünüyordu. bir zafer kazanmış gibi gururlu bir tavır takındı. sadece iyiliğinden yapmış olabilirdi bunu. başka ihtimaller de gelmiyor değildi aklıma. örnekse otobüsün arka kısmında oturan liseli kızların ilgisini bu yolla çekebileceğini düşünmüş olabilirdi. bu benim önyargım da olabilir. bunu kabul ediyorum. sonra kadın kalktı, indi.çocuk yine oturdu. çok geçmeden başka birisi geldi. yaşlı sayılabilecek birisiydi. çocuk yine kalktı ve yer verdi. içinden çoşarak sevindiğini duyumsuyordum. kendine göre müthiş bir özveride bulunduğunu düşündüğünü hissediyordum. gözlerinden okuyabiliyordum- belki de benim kuruntumdu- sonra bu yer verme işlemi iki kez daha aynı şekilde yaşandı. en sonunda yer vermesini beklemediğim- umduğum- birisine daha yer verdi. birden onun insanlara kendini beğendirmeye çabalıyor olabileceğini düşündüm. bunu da sırf iyiliğinden yapıyor olmalıydı. bundan şüphe duymuyorum. o kadar saf görünüyordu ki! o an çocuğa-pekküçüksayılamayacakkadardabüyüktühattagençdenebilecekyaştaydıbelkiamahalaçocukgibiydi- acıdım. buna hakkım var mıydı bilmiyorum. buna gerekte yoktu herhalde. çok zavallı buluyordum çocuğu. iyiliğin altında bu kadar ezildiği için belki. belki de bu fedakarlıktan-iyilikten, yer verme- yoksun olduğumu düşünüp o da beni zavallı bulmuş olabilir. ama şunu kesinlikle söylemeliyim ki insan bu kadar iyi olmamalıydı, bu kadar saf görünmemeliydi. iyilik yaparken gülmemeliydi. hiç gülmemeliydi hatta. hayır gülmeliydi! bazılarına bazen yakışırdı gülmek. bunları sadece benim düşünüyor olabileceğimi de kabul ediyorum. o olayın üzerine yazacaklarım şimdilik bu kadar.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
